Ben gençken Tanrı’ya inanmayan bir insandım. Dinlerin gereksiz olduğunu düşünüyordum. Her şey bu dünyada başlıyor ve bitiyor diyordum. Yirmi iki yaşındayken, iki defa İsa’yı rüyamda görmüştüm. Ama bu mesajın ne olduğunu anlayamamıştım. Anneme anlattığımda İsa’nın önemli bir peygamber olduğunu söylemişti, benim için güzel bir şey olacağından bahsetmişti. Ben hayatın bütün güzelliklerini yaşıyordum. Yıllar geçtikçe Tanrı’nın eksikliğini fark ettim. Çünkü bu dünyadaki her şeyin geçici olduğunu düşünüyordum. Kalıcı olan neydi? Bu konuda çok düşünüyordum. Bana beni mutlu edecek, gerçeği öğretecek, gerçek bir din gerekliydi. Müslümanlık bana göre değildi. Çok sert kuralları olan bir dindi. Ben beni günahlarımla sevecek ve hatalarımı affedecek bir Tanrı arıyordum. Bu Tanrı kim olabilirdi?

Elli iki yaşındayken, komşumla tanıştım. O çok tatlı, yardım sever, altın kalpli biriydi. Ona rüyalarımı anlattım. O çok sevindi ve bana Kutsal Kitabı hediye etti. Önceleri okumadım. Daha sonra, okumaya başladım ama okuduğumu anlayamıyordum. Sorularıma cevap verecek ve açıklayacak bir kişi lazımdı. Komşuma bana yardım etmesini rica ettim. Oda büyük bir zevkle kabul etti. Her salı günü Kutsal Kitap okuma günümüzdü. Bu çalışmamız bir yıl devam etti.

Okudukça ne kadar harika bir kitap olduğunu anladım. Bu Kutsal Kitap Tanrı’nın mucizeleriyle doluydu. Bir yıl içinde, İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğunu anladım ve inandım. Ben çok mutluydum ama ailem İsa’ya iman ettiğimi bilmiyordu. Onlara söylemekten korkuyordum. Üç yıl sonra, bir gün eşime söylemeye karar verdim. Tanrı’dan gelen cesaretle ona anlattım. Her şeyi göze almıştım. Eğer benden ayrılmak isterse, hemen tamam diyecektim. Çünkü benim için İsa ve Onun yolu daha önemliydi. Eşim hiç kızmadı ama hiç kimseye söylemememi istedi. Bana “emin misin? Mutlu musun?” diye birkaç defa sordu. Bende emin olduğumu ve çok mutlu olduğumu ona tekrarladım. Eşime ve eşimin ailesine saygı için, bu gizli kalmalıydı. Keşke herkese ilan edebilseydim. Bunun için çok üzülüyorum. Uzak farklı yerlerde İsa’yı ve onun kutsal sözlerini insanlara anlatıyorum. Bu güzel müjdeyi onlarla paylaşıyorum. Daha önce hiç hissetmediğim harika duyguları şimdi Rab İsa sayesinde hissediyorum.

Dokuz yıldır imanlı olarak yaşıyorum. Neden İsa? Çünkü kurtuldum, Kutsal Ruhla doldum. Kalbimdeki huzur, sevgi, umut, sayesinde mükemmel bir hayatım var. Benim için, çarmıhta ölen ve dirilen Rab İsa’ya hamt olsun. Bu huzuru ve kurtuluşu herkesin tatmasını yürekten diliyorum.

—Sevinç Yılmaz