Anadolu’nun oldukça zengin olan Sart Kenti’nde birçok kişi 1. yüzyıl bitmeden Hristiyanlığı benimsemişti. Sart kilisesinde ahlaksızlık ve putperestlik oldukça yaygındı. Bu kentte kök salmış, yeşerip büyümüş olan kilise ne yazık ki bu olumsuz yaşam koşullarından etkilenmiş, ruhsal açıdan gitgide bir uykuya dalmıştı. Rab, Yuhanna aracılığıyla verdiği mesajda “Uyanın!” çağrısını yaptı.

Sart önceleri 500 m. yükseklikte antik buzdağı uzantısı olarak Gediz Vadisi’nde bir tepe üzerinde kuruluydu. Çevredeki dik yamaçlar yüzünden Akropol’un kurulduğu yere ulaşmak çok zordu, bu kenti ele geçirmek neredeyse olanaksız gibiydi. Aşağıda akan Paktulos Irmağı’nda (Sart Çayı) bulunan altın yatakları o kadar çoktu ki kenti son derece zengin bir duruma getirdi. Tarihte ilk kez para İ.Ö. 6. yüzyılda bu kentte basılmıştır.1

Günümüzde Salihli ilçesi yakınlarında bulunan antik kentte ve ona yakın her iki tarafında yer alan kalıntılar arasında havra ve Artemis Tapınağı bulunmaktadır. “Karun gibi zengin” deyimi Kral Krösus’un (Karun) görkemi ve oldukça zengin döneminden kaynaklanmaktadır.

İlk yüzyılda Sart, Lidya krallığının başkentiydi. Zengin oluşu nedeniyle kilise üyeleri kendilerini güvenlikte hissettiler.

Yüksek bir tepe üzerine Romalılar tarafından kurulan Sart Kenti’ni Persli Koreş Lidya krallığından İ.Ö. 546’da aldı. Persler’in egemenliği altına geçen kent, İ.Ö. 499 yılında Atinalılar tarafından yıkılarak Darius’un yönetimine son verildi.2

Yuhanna’nın Sart kilisesine mektup yazdığı dönemde Sart çok zengin, ama yozlaşmış bir durumdaydı. Kilisede yaşam ya da ruh diye bir şey kalmamıştı. Yaşıyor gibi görünse de aslında ölmüştü. Diri, canlı, yaşam veren kilise, canlılığını ve umudunu yitirmiş bir konuma gelmişti.

Yuhanna Sart’taki kiliseye şöyle yazdı:

“Sart’taki kilisenin meleğine yaz. Tanrı’nın yedi ruhuna ve yedi yıldıza sahip olan şöyle diyor: ‘Yaptıklarını biliyorum. Yaşıyorsun diye ad yapmışsın, ama ölüsün. Uyan! Geriye kalan ve ölmek üzere olan ne varsa güçlendir. Çünkü yaptıklarının Tanrım’ın önünde tamamlanmamış olduğunu gördüm. Bu nedenle neler aldığını, neler işittiğini anımsa. Bunları yerine getir, tövbe et! Eğer uyanmazsan, hırsız gibi geleceğim. Hangi saatte geleceğimi hiç bilemeyeceksin. Ama Sart’ta, aranızda giysilerini lekelememiş birkaç kişi var ki, beyazlar içinde benimle birlikte yürüyecekler. Çünkü buna layıktırlar. Galip gelen böylece beyaz giysiler giyecek. Onun adını yaşam kitabından hiç silmeyeceğim. Babam’ın ve meleklerinin önünde o kişinin adını açıkça anacağım. Kulağı olan, Ruh’un kiliselere ne dediğini işitsin.’”3

 


  1. Anna Edmonds; Biblical Sites in Turkey, s.134.
  2. Aynı yapıt, s.134-135.
  3. Kutsal Kitap, Vahiy 3:1-6

Anadolu’da Hristiyanlık

Yazar bu kitabın bölümlerini kullanma izni verdi. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek isterseniz, lütfen kopyanızı buradan satın alınız.

Privacy Preference Center