[resim:  Hermes Rivera]

1 BÖLÜM

Şimdi ki konumuz: Doğruluk Uğruna Acı Çekmek hakkında, Petrus, kendi zamanında dünyanın her tarafına dağılmış olan, zulüm görmekte olan inanlılara yazıyor.
İnsanlar onları toplum dışında bırakıyorlar, onları rahatsız , fiziksel olarak suistimal ediyorlar, eleştiriyorlardı. Ve bütün bunları öncelikle onların inançlarından dolayı ve, İsa Mesih’e inandıklarından ötürü yapıyorlardı.

Şimdi 1Petrus 3:13-17 okuyalım:

İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek? 14 Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların “korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.” 15 Mesih’i Rab olarak yüreklerinizde kutsayın. İçinizdeki umudun nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olun. 16 Yalnız bunu yumuşak huyla, saygıyla yapın. Vicdanınızı temiz tutun. Öyle ki, Mesih’e ait olarak sürdürdüğünüz olumlu yaşamı kınayanlar size ettikleri iftiradan utansınlar. 17 İyilik edip acı çekmek eğer Tanrı’nın isteği buysa kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.
1.Petrus 3:13-22

Son haftalarda duydum ki diğer ülkelerde ki Mesih inanlıları İsa Mesih uğruna şehit edilmişlerdir. Onun yani İsa Mesih uğruna öldürülmüşler. Ama şunu bilelim ki İsa Mesih uruna acı çeken ve zulüm görmekte olan Mesih inanlıları var bu büyük bir gerçektir.

Bu ayetler çok ilginç bir şekilde başlıyor.

İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların
“korktuğundan korkmayın,ürkmeyin.”

Normalde iyi olursak kötülük beklememize gerek yok. Ama eğer Tanrı’nın doğruluğundan dolayı acı çekersek korkmamıza da gerek yok.

Son verdiğim vaazlarda olduğu gibi sanki hep şunu söylüyorum. Korkmayın güvendesiniz, siz Tanrı’nın çocuklarısınız ve göklerde mirasınız var. Hiç çalınamayacak bir mirasınız var.
Ve tekrar söylemekten utanmıyoruz. İsa Mesih uğuruna acı çekerseniz korkmayın güvendesiniz. Tanrı’nın çocuklarıyız ve göklerde hiç çalınamayacak bir mirasınız var.

Doğruluk uğuruna acı çekmek ne anlama gelir diye düşünürsek?

Ama belki bu sözlerin ilk okuyucuları için onların doğruluk uğuruna acı çekmeleri daha çok İsa Mesih’in müjdesinden kaynaklandı.

Onlar İsa Mesih RAB’dir diye ilan ettikleri için onun sözüne göre yaşadıkları için onların çevrelerinden uzaklaştırılmışlar ve Petrus bu mektubu yazdıktan birkaç sene sonra idam edilmiştir. İlk İsa Mesih imanlıları bunun gibi olaylar yaşamıştır ve bu günlerde bile Tanrı’nın halkı bu tür zorlukları hala yaşıyorlar.

Böyle yaşasanız bile Tanrı’nın sözü ne diyor. ‘Ne mutlu size ” bunu kabul etmek zordur.
Ama bu Tanrı’nın sözü olduğu için kabul etmemiz gerekiyor. İsa Mesih uğuruna acı çekerseniz ne mutlu size.

Ama neden?

Ne mutlu size burada Tanrı’nın sözü bize yardımcı olacaktır. Matta bölümünde 5 bölümde şunu okuyoruz.

Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere!

Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.

“Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan peygamberlere de böyle zulmettiler.”
Matta 5:10-12

Doğruluk uğuruna acı çekenlere İsa Mesih uğuruna acı çekenlere ne mutlu tanrı onları görür.
Ve onların ödülü büyük olacaktır. Eski peygamberler de zulüm görmüşlerdir. İsa Mesih bizim için çarmıha gerildi. Ve O nasıl bir hayat yaşadı.

Filipililere bakacağız 2:5-11 ayete kadar sık sık okuduğumuz ayetler:

Mesih İsa’daki düşünce sizde de olsun. Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrı’ya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı. Ama kul özünü alıp insan benzeyişinde doğarak ululuğunu bir yana bıraktı. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı. Bunun için de Tanrı O’nu pek çok yükseltti ve O’na her adın üstünde olan adı bağışladı. Öyle ki, İsa’nın adı anıldığında gökteki, yerdeki ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrı’nın yüceltilmesi için İsa Mesih’in Rab olduğunu açıkça söylesin.
Filipililer 2:5-11

Onun hakları vardı, onları bıraktı, haklarımız nelerdir? Sonsuza dek biz tanrı ile olacağız. Yine de çalınamayacak mirasımız var. Ama şimdilik İsa Mesih uğuruna acı çekmeğe devam ediyoruz.

2.Timoteos’a bakacağız bu kez sadece bir ayet okuyacağız.

Mesih İsa’ya ait olup Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürmek isteyenlerin hepsi zulüm görecek. – 2.Timoteos 3:12

Bu hayattan beklentilerimiz nasıl olmalı?

İsa Mesih’i izleyeceksek biz acı çekeceğiz bu gerçektir ve buna karşı bir beklentimiz varsa onun kaldırılması gerekiyor.

Elçilerin işleri 5. bölüme bakalım.40. ayetten

Elçileri içeri çağırtıp kamçılattılar ve İsa’nın adından söz etmemelerini buyurduktan sonra salıverdiler.

Elçiler İsa’nın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurul’un huzurundan sevinç içinde ayrıldılar. Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa’yla ilgili Müjde’yi yaymaktan geri kalmadılar.
Elçilerin İşleri 5:40-42

Onlar İsa Mesih uğuruna acı çektiler ama müjdeyi yaymaktan geri kalmadılar.

Ne yaşarsak yaşayalım İsa Mesih’in müjdesini yaymaktan geri kalmayalım.
Çevremizde ki insanları düşünürsek onların hepsini İsa Mesih’ in müjdesine ihtiyaçları var.

Bu ayetlere baktığımızda ne oluyor, İsa Mesih’in takipçileri İsa Mesih uğuruna acı çekiyor ve acı çektikten sonra acı çektirenlerden sevinçle ayrıldılar neden? Çünkü İsa’nın adı uğuruna hakarete layık görüldükleri için.

1.Petrus 2.bölüm 21. ayet:
Nitekim bunun için çağrıldınız. Mesih, izinden gidesiniz diye uğrunuza acı çekerek size örnek oldu.

İsa Mesih’in izindeyiz, dolayısıyla rahat bir hayat beklememeliyiz. Onun hayatı rahat değildi.
Onun takipçileri olarak rahat bir hayat beklememeliyiz. Zaten Yuhanna 16 da okuduğumuz gibi

Bunları size, sendeleyip düşmeyesiniz diye söyledim. Sizi havra dışı edecekler. Evet, öyle bir saat geliyor ki, sizi öldüren herkes Tanrı’ya hizmet ettiğini sanacak. Bunları, Baba’yı ve beni tanımadıkları için yapacaklar. Bunları size şimdiden bildiriyorum. Öyle ki, saati gelince bunları size söylediğimi hatırlayasınız. Başlangıçta bunları size söylemedim. Çünkü sizinle birlikteydim.
Yuhanna 16:1-4

Müjde’ye İncil’e bakarsanız, onun arkasında onda bir İncil özeti var.
Şunu diyor: Tanrı sizi seviyor, hayatınız için harika bir tasarısı var. Ama bu plan neden harikadır.

Zengin olacağımız için mi? Hayır belki tersi. Ailelerimiz bizi daha fazla sevecekleri için mi. Belki tersi olacaktır.

Bu plan İsa Mesih’teki hayat harika çünkü, Bu hayatta sevginin ne olduğunu öğreniyoruz.
Bu hayat harika çünkü İsa Mesih’in yerimize ölüp dirilişinde ona iman ederek kurtuluyoruz.
Bu hayat harika çünkü İsa Mesih aracılıyla sonsuza dek tanrı ile olacağız.Çünkü onun aracılığı ile sonsuza dek göksel babamızla birlikte olacağız.

Nasıl açı çekersek çekelim Romalılar 8 de okuduğumuz gibi hiçbir şey yani hiçbir şey bizi
Tanrı’nın sevgisinden ayırmaya yetmeyecektir.

Ve Romalılara kısaca bakacağız. 8:18

Rom 8:18 Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez.

Bu umudumuz harikadır, bu umudumuz gerçektir. Ve ne yaşarsak sonsuzlukta hiçe benzeyecek.
Söyledim ki belki ilk İsa Mesih imanlıları doğruluk uğruna acı çekmeleri İsa Mesih müjdesini paylaşmalarından kaynaklanmıştır. Acı çekmeyle ilgili yazdığı zaman Petrus zaten Müjdelemeyle de ilgili yazıyor .

Yine 1.Petrus’a döneceğiz.

Mesih’i Rab olarak yüreklerinizde kutsayın. İçinizdeki umudun nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olun.
Yalnız bunu yumuşak huyla, saygıyla yapın. Vicdanınızı temiz tutun. Öyle ki, Mesih’e ait olarak sürdürdüğünüz olumlu yaşamı kınayanlar size ettikleri iftiradan utansınlar.
1.Petrus 3:15-16

Kibirli bir şekilde, gururlu bir şekilde, kabaca, çirkin bir şekilde değil, yumuşak huyla ve saygıyla yapın, diyor.

Şimdi bir an bu ayete bakmanızı istiyorum.
Sizin ve benim, inancımızı herkese karşı savunmaya hazır bir şekilde yaşamamız gerektiğini söylüyor.

Sadece bazı insanlara karşı değil. Sadece ara sıra değil, ama her zaman bizdeki ümidin nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olmamızı söylüyor. Yani bunun hakkında bir düşünün. Sizler ve ben kurtulduğumuzu söylediğimizde, birisi size, “Öldüğünde cennete gidip gitmeyeceğini biliyor musun?” diye sorsa, “Evet, biliyorum” dersiniz.

SORULAR:
Aslında Müjdeyi paylaşırken insanlar tarafından soru bombardımanına maruz kalıyoruz.
Ve bu sorulara doğru bir şekilde cevap vermek için her zaman hazır mıyız?

Ben bunlara benzer birkaç örnek yazdım.

Ben sorduğumda bu soruları bir düşünün ve kendinizi tartın.

“Bana buna neden inandığını söyle lütfen. Hangi mantığa dayanarak böyle bir şey söylüyorsun?
Öldüğünde cennete gideceğinden nasıl bu kadar emin olabilirsin?

Bu günlerden birinde bedeninin diriltileceğine inanıyor musun?” der.
“Evet, inanıyorum.” “Buna neden inanıyorsun?” “Buna inanmamın nedeni şu…”
“Peki, bunun kanıtı nerede? Bundan nasıl bu kadar emin olabilirsin?”
“Günahlarının bağışlandığına inanıyor musun?” “Evet, inanıyorum.” “Peki, nasıl emin olabilirsin?”

Gördüğünüz gibi, insanların, İsa Mesih’in Kurtarıcımız olduğuna inanan ve Hıristiyan olduğumuzu savunan bizlere,“Neye inanıyorsunuz? Neden bunlara inanıyorsunuz? Buna inanmanızın nedeni nedir? Yani neden böyle şeylere inanıyorsun?” diye sormaya hakları vardır.
Bize, “Yani siz gelirinizin yüzde onunu Tanrı’ya mı veriyorsunuz?” diye sormaya hakları vardır.
İsa Mesih’i tanımayan ve ona iman etmeyen kişilerin size ve bana neye inandığımızı ve buna neden inandığımızı sormaya hakları vardır. Ve biz onlara bunun nedenini söyleme sorumluluğuna sahibiz.

Şimdi bu sözlere dikkat edin.

Mesih’i Rab olarak yüreklerinizde kutsayın. Sizdeki ümidin nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olun. Bazen değil, her zaman, diyor.

Yeniden dikkat ederseniz, “Sizdeki ümidin nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olun”

Bir Mesih İnanlısı olarak hepimizin ümidi vardır. Müjdeleme hem ulusal bir armağandır hem de Tanrı’nın bütün halkı için önemli bir sorumluluktur. Hem de harika bir aracılıktır.

Biz gururlu bir halk olmamalıyız, yumuşak huylu olmalıyız, saygı gösteren bir halk olmalıyız, vicdanlarımızı temiz tutalım çünkü Kutsal bir Tanrı’nın halkı olarak göksel babamız kutsal olduğu için onun çocukları olarak bizlerde kutsal olmalıyız. Tanrının sözü diyor ki, siz Tanrı’nı elçileriyiz. Biz geçmiş haftalarda okuduğumuz gibi 1Petrus 1:16 da şunu okuyoruz.

1Pe 1:16 Nitekim şöyle yazılmıştır: “Kutsal olun, çünkü ben kutsalım.”

Ve bu ayetler bize şu soruyu sorduruyor. Neden İsa Mesih İmanlısısınız, buna bir yanıt vermeye her zaman hazır olun. İsa Mesih’i takip etmek ne demek insanlar size bakarak görsünler.
İnsanlar dürüstsüzce sizi suçlarsa doğrulukla yaşadığınız hayat onların yanlış olduklarını göstersin.

Neden İsa Mesih İmanlısısınız sizin yerinize bir yanıt veremem ama siz verebilirsiniz.
İsa Mesih imanlısı olursanız bir tanıklığınız var demektir.

Tanıklığınızı paylaşmak İsa Mesih’ten bahsetmek ayrıcalıktır. Ne zaman müjdelerseniz bu sizi sevindiren bir şey olsun. Yani ne zaman müjdelerseniz ne yapıyorsunuz. Kurtarıcınızdan bahsediyorsunuz. Nasıl kurtulduğunuzdan bahsediyorsunuz. Tanrı’nın sevgisi ile ilgili konuşuyorsunuz. Bunlar kötü şeyler değildir. Tanrı’nın halkı olarak bize her şey sağlandı.
1.Petrus’ birinci bölümden okuduğumuzda bu dünya ya yabancılar olduğumuzu öğrendik.
Biz ana vatanımızda değiliz. Ama bir gün bu dünyada ne kadar aşağılanırsak ne kadar kişi bizden nefret ederse, ne kadar acı çekersek çekelim en önemli gerçeğimizi değiştirmeyecek. Biz Tanrı’nın halkıyız ve biz onunla birlikte olacağız. Bu her zaman bahsedeceğimiz umuttur, bu çalınmayacak sevincimizdir. Bunun için ne zaman müjdelersek sevinçle müjdeleyelim.

1Pe 3:17 Ayet İyilik edip acı çekmek eğer Tanrı’nın isteği buysa kötülük yapıp acı çekmekten daha iyidir.

Biz başkalarının inancına göre Tanrıdan sapmış putperest, değiştirilmiş bir kitaba inanan kusurlu bir halkız onların gözünde. Ama Tanrı’nın sözü diridir asla değiştirilemez, bu nedenden dolayı doğru ve kutsal bir halk olalım yaşantımız pak ve kutsal olsun başkalarına örnek olalım. Çünkü kutsal olmaya çağrıldık.
Yine 1Pe 1:16 Nitekim şöyle yazılmıştır: “Kutsal olun, çünkü ben kutsalım.”

Tanrı halkını çağrır onun çağrılan halkıyız çağrımıza göre yaşayalım. Kutsal olmaya çağrıldığımız için kötülükten uzak duralım. Ama şu var kötülük edenleri sevelim. Çünkü onların bizim gibi Tanrı’nın kurtaran sevgisine ihtiyaçları var.